Kullanıcı :  Şifre :   | Üyelik Başvurusu
 
BERZAHTAN GELEN ŞİFRE
Eklenme Tarihi:22 Mart 2008, Cumartesi
Okunma Sayısı:
540

 

BERZAHTAN GELEN ŞİFRE (FİLİM SENARYOSUDUR)


Komiser Kemal, 10 katlı iş hanının teras bölümünde elinde silahı ile görülmektedir. Psikolojik yönden bunalım içerisinde olduğu  ve intihar edebileceği tahmin edilmektedir. Gözlerini ufuklara dikmiş sonsuza bakarmışcasına bakışları donuk ve anlamsızdır. Hali tavrından maddi manevi açıdan iyi bir durumda olmadığı anlaşılmaktadır. Günlerce evine gidemediğinden sakalları uzamış; gözleri kan çanağına dönmüş, üstü başı dağınık durumdadır. Hayalen önceden yaşadığı olumsuz olayları tekrar yaşar ve hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer. Teşkilatında fedakarca hizmet ettiği halde kendisine yeteri kadar değer verilmediği düşüncesindedir. Hayatın boş bir koşuşturma ve  anlamsız bir kavgadan ibaret olduğunu düşünerek çektiği acıların yükünü sırtında taşıyamadığından bir el silah sesi ile onuncu kattan aşağı düştüğü görülür. Komiser Kemal anında ölmüştür.  Silahı beş-on metre ileri savrulmuştur. Kafatasındaki  mermi deliğinden kafasına sıkarak intihar ettiği anlaşılmaktadır.

İntihar tarihi ve saati: 16 Haziran 2008 ve saati ise; 14.05 olarak kayıtlara geçer.

Olay Yeri İnceleme ekipleri olay mahallini emniyet şeridi ile kapayarak teknik çalışma yaparak delil araştırması yapar. Olay nettir. Komiser Kemal girmiş olduğu bunalıma dayanamayarak intihar etmiştir.

Mesai arkadaşları hayretler içerisindedir.

Mesai arkadaşlarının defin işlerini bitirdiği ve Komiser Kemal’in mezarı başında dua ettiği görülmektedir.

BAŞKOMİSER UĞUR (TARZAN LAKAPLI) :-BENİM BİLDİĞİM KEMAL İNTİHAR EDECEK BİR İNSAN DEĞİLDİ. NASIL BU HALE GELDİ HAYRET…! ALLAH TAKSİRATINI AFFETSİN.

POLİS MEMURU MAHMUT( DEMSİ LAKAPLI): VALLA ŞEF, RAHMETLİ İYİ ADAMDI BE…NASIL BU HALE GELDİ HAYRET DOĞRUSU YA! ADAMCAĞIZ BİZE KAÇ KERE VAAZ VERDİ İNTİHAR EDEN CEHENNEMLİKTİR DİYE… GELDİ GİTTİ SONUNDA KENDİSİ İNTİHAR ETTİ..DAĞ GİBİ ADAMDI KEMAL KOMİSER VALLA( duygulanmış ve gözyaşları yanaklarından akmaktadır) TEK TESELLİMİZ İSE BEKAR OLMASI. YA ÇAĞASI ÇOCUĞU OLSA NE OLACAKTI DEĞİL Mİ YA ŞEF?

BAŞKOMSİSER UĞUR: DOĞRU DİYORSUN DEMSİ. TEK TESELLİMİZ BU.

POLİS MEMURU MUZAFFER( MUZO LAKAPLI): YA ŞEFİM, GARİBİM İNTİHAR ETMESİN DE NE YAPSIN ALLAH AŞKINA YA? ZATEN ÖRGÜTLERİN HEDEFİ İDİ. İNTİHAR ETMESE YA BUGÜN YA YARIN ÖRGÜT ÖLDÜRECEKTİ. AVCILARDAKİ HÜCRE EVİNDEN ÇIKAN DÖKÜMANLARDAN KEMAL ŞEFİN GELİŞ GİDİŞ GÜZERGAHI VE ÖLDÜRMEK İÇİN EYLEM PLANI ÇIKMIŞTI HATIRLADIN MI?

BAŞKOMİSER UĞUR: MUZO HAKLISIN BELKİ AMA SONU BÖYLE OLMAMALIYDI KEMAL’İN. ONUN GİBİ GÖZÜ KARA BİR YİĞİDE ŞEHİTLİK PEK YAKIŞIRDI( duygulanır ve ağlamaya başlar)

BAYAN POLİS DİLBER(PSİKOPAT LAKAPLI) – İNTİHAR ETMEMİŞ OLSAYDI TÜM DEVLET ERKANI ŞİMDİ BURDAYDI. AMA BAKAR MISIN YA EN KALİFİYE BİR VATAN EVLADININ CENAZESİNDE ÜÇ BEŞ İNSAN… O DA AYIP OLMASIN DİYE…YAZIKLAR OLSUN…

Tarzan Başkomiser sinirleri gerilen arkadaşlarının sırtlarını sıvazlayarak hiç cümle kullanmadan yatıştırır ve;

“MERHUMUN RUHUNA EL FATİHA!” diyerek bu sahneye son verir.

İçişleri Bakanlığı tüm teşkilata bir genelge göndererek bunalıma girerek intihar eden polislerin sayısında artış olduğundan Operasyon birimlerinde çalışan polislerin psikolojik yönden karşılaşabilecekleri sıkıntılara karşı rehabilite amaçlı bazı hizmet içi eğitimler düzenlenecektir. Necip Amirin daha önceden tanıdığı ve bu konuda tanınmış uzmanlardan Psikolog Dr. Haydar GÜLER aklına gelir. Dr. Haydar beyi eğitim için emniyete davet eder.

NLP ve Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Haydar GÜLER bey Necip Amir ve ekibine stres yönetimi, kriz yönetimi ve Müzakere teknikleri konusunda eğitim ve konferans vermektedir. Stres ile ilgili bir slaytı göstererek konuyu anlatır. Bir de ‘Hiçbir şey göründüğü değildir’ başlıklı bir slayt izletir Dr. Haydar bey… Yiğit komiserin hafızasına kazınır HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR sözü…(İleride bu sözü hatırlayacaktır.)

Hizmet içi eğitim devam ederken ani bir olay gelişir. ABD Konsolosluğu önünde araç ile intihar eylemi gerçekleştirilmiştir. Olay öncesi safahat bilinmeden ve anlatılmadan direk eylem görüntüleri verilir.  Eylem araç içerisine yerleştirilen bombanın patlatılması ile yapılır. Bir çok vatandaş ölür ve büyük miktarda maddi hasar meydana gelir, yaralılar ambulans ile  hastahanelere kaldırılır.

 Araç içerisinde  ve etrafta  eylemi gerçekleştiren teröristin ceseti bulunur ancak tanınamaz haldedir. Olay yeri ekiplerinin incelemesi sonucunda şahsın parmak izinden kimliği tespit edilir. Eylemci şahsın Alican BAŞEĞMEZ isimli şahıs olduğu tespit edilir.

Alican BAŞEĞMEZ’in adresi tespit edilir ve evinde aramaya gidilir. Ailesi çok üzgün ve bu olaya bir anlam verememektedir. Yalnız evde yapılan aramada dini içerikli  bazı yayınlara rastlanır. Medya olayı abartılı şekilde Radikal dini motifli terör örgütlerine ihale etmiş ve bu eylemin gündemdeki başörtüsü olayına tepki olarak yapıldığını ileri sürmüştür.  Polislerin çoğunda olay netleşmiştir. Alican BAŞEĞMEZ’in eylemci terörist olduğu hakkındaki kanaatleri tamdır. Ve eylemi yasadışı sağ ve radikal bir örgüt adına yapmıştır. Ancak Necip Amir bu işin içinde başka bir iş olabilir şüphesini daima dillendirmektedir ve Yiğit Komiser ile diğer Komiser’e (soğuk komiser) bu olayı etraflıca araştırma talimatı verir.

BAŞKOMİSER UĞUR (TARZAN) - Amirim olay yerinde eylemcinin  parmaklarını bulunca bize göre konu kapanmış oldu ve detaylı bir olay yeri incelemesi yapamadık. Ancak diğer delilleri de inceleyip tüm şüpheleri giderici bir araştırma yapmalıydık. (HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR sözünü ve slaytını hatırlayarak bu işin arkasında başka bir iş çıkabilir düşüncesi hakimdir)

İŞKENCECİ KOMİSER- (CONTA LAKAPLI) (Yiğit komisere alaycı ve bir şey bilmiyor edasıyla bakarak) Amirim olay nettir. Adamın kim olduğu zaten tespit edildi. Yapılacak bir şey kalmadı. Yoğunluğumuzu bu olaya vererek vakit kaybedeceğimize başka işlere bakabiliriz.

NECİP AMİR- Bizim görevimiz olayı dört dörtlük aydınlatmaktır. Doğru,  ben de katılıyorum şahıs dini bütün bir eylemci…ancak, kim adına yaptı, niye yaptı, gayesi ne idi bunları öğrenmeliyiz. Vakit kaybetmeden bu olayı çözmeliyiz. Sayın Vali ve Sayın Müdürümüzün bizden beklentisi zaten bu.  Bu birim bunun için kuruldu ve bu birimin başına ben bunun için getirildim. Anlıyor musunuz? (Operasyon ve Müzakere Timi; bu tim özel olarak kurulmuş ve operasyon yapma kabiliyeti yüksek, yakın savunma, silah bilgisi, atış ve  rehine kurtarma olaylarında ikna kabiliyeti yüksek personelden seçilmiş özel birliği ifade eder)

Tarzan ve Conta :- ‘anlaşılmıştır amirim’  diyerek olayla ilgili ayrı ayrı çalışma yapmak üzere odadan çıkarlar.

TARZAN olayı çözmek için didinirken CONTA hiçbir gayret göstermez ve “boş bir işle neden uğraşacakmışım kardeşim” şeklinde söylenerek görevi savsaklar. TARZANIN çalışmalarını boş bir gayret olarak görür.

TARZAN BAŞKOMİSER  patlatılan araçla ilgili çalışma yapar. Plakasını tespit eder, plaka sahtedir. İki gün geceli gündüzlü çalışmadan sonra Tarzan Başkomiser, aracın Motor ve Şase numarasını dağılan metal parçalarını bir araya getirerek tespit eder.  Şase numarasından aracın kime ait olduğunu tespit eder.  Araç sahibini bulur. Ancak problem şu ki; araç sahibi Mustafa bey aracını bir hafta önce  Nurullah ALKOÇ isimli şahsa satmıştır. Tarzan başkomiser, Alican BAŞEĞMEZ’in fotoğrafını aracı satan adama gösterir ve tanıyıp tanımadığını sorar. Şahıs tanımadığın ve ilk defa gördüğünü söyler. Gerçek Nurullah ALKOÇ tespit edilir ancak anlaşılır ki; Nurullah ALKOÇ’un kimlik bilgileri kullanılarak sahte evrak tanzimi ile araç satın alınmıştır.

Durum iyice karışmış ve içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Araç sahibi Mustafa  bey aracı satın alan  Nurullah ALKOÇ’ sahte kimlikli adamın  irtibat için bıraktığı telefon numarasını hatırlar ya da evraklar arasında görür. Durumu hemen Necip Amire bildirir.

Çıkan telefon numarası üzerinde çalışma yapılır ve Ejder ŞENSOY isimli şahısın kullandığı tespit edilir. Ejder ŞENSOY yoğun çalışma sonrası bulunur, Araç sahibi Mustafa Bey’e yüzleştirme yapılır ancak Mustafa bey adamın bu adam olmadığını, bu adamı ilk defa gördüğünü söyler…Tam bulduk derken bütün ümitler tekrar suya düşer.


Tarzan Başkomiser Necip Amire telefon numarası takılı olan makinanın durumuna bakılıp bakılmadığını sorar…Önemli gelişme…Heyecan tekrar doruktadır. Telefon makinasının imei numarası tespit edilir. Bu makinaya başka bir sim kartının takılıp çıkarıldığı anlaşılır. Çok önemli bir gelişmedir…takılıp çıkarılın sim kartı bilgileri tespit edilir ve araç sahibi Mustafa beyden ‘Nurulah Alkoç’ sahte kimliği ile araç alma şüphesi olan Mehmet DOĞAN  isimli şahıs tespit edilir. Araç sahibi Mustafa bey aracı kendisinden satın alan adamın bu adam olduğunu söyler.  Mehmet DOĞAN’ın yasadışı sol bir terör örgütünden kaydı çıkar ve arandığı tespit edilir.

ÇOK BÜYÜK BİR GELİŞME…TEZAT….HEYECAN ….VE ŞÜPHELER İYİCE ARTMIŞTIR.


İntihar eylemcisi dini bütün bir şahıs, intihar eyleminde kullanılan aracı alan adam sol terör örgütü mensubu…

Tarzan Başkomiser yaptığı çalışmada Mehmet DOĞAN’ın Hacı Bayram ŞENSOY sahte kimliği ile İstanbul Atatürk havalimanından Diyarbakır havalimanına çıkış yaptığını tespit eder. Bu tespiti şöyle yapar: (Mehmet DOĞAN önceden bilinen ve fotoğrafı arşivlerde olan bir terörist olduğu için şahsın fotosunu inceleyip havalimanındaki kamera kayıtlarını günlerce sabırla inceler kendi kendisini daima: ZOR BAŞARILIR, İMKANSIZ ZAMAN ALIR” sözü ile motive eder. Çalışma sonunda kameradan Mehmet Doğan’ın İstanbul’dan Diyarbakır’a uçakla kaçtığını tespit eder.)

OLAYLA İLGİLİ BİR ALAKA KURULAMAMIŞTIR. Eylemci şahıs Alican BAŞEĞMEZ’in  DHKPC’li Mehmet DOĞAN ile ne işi olabilirdi? Al sana içinden çıkılmaz bir durum daha…Polisler ve Amir kafayı yemek üzeredir. Bu ne ya?

Mehmet DOĞAN’ın Diyarbakır’da yakalanabilmesi için  Tarzan Başkomiser sorumluluğunda 3 personel görevlendirilir ve uçakla Diyarbakır’a gönderilir. Tarzan uçakta uykuya dalar ve rüyasında intihar eden Komiser Kemal’i görür. Komiser Kemal üst devresi olan Tarzan’a: “Bakara 154… Bakara 154….Bakara 154…” diye bağırmaktadır. Tarzan heyecan ve ürperti ile uykudan uyanır. O kadar heyacan ve ürperti ile uyanır ki yanındaki;

 DEMSİ: -ŞEFİM HAYIRDIR, KABUS MU GÖRDÜN?

TARZAN:- YA DEMSİ RAHMETLİ KEMALİ GÖRDÜM…ÇOK ACAİP BİR RÜYA İDİ. BAKARA 154 BAKARA 154 DİYE BAĞIRIYORDU…

DEMSİ: ALLAH ALLAH! ALLAH HAYRETSİN ŞEFİM YA…RAHMETLİ BİZİ Mİ ÇAĞIRIYOR YOKSA…

TARZAN: TÖVBE DE OĞLUM! BU GÜN CUMA DEĞİL Mİ? İNER İNMEZ CAMİYE YETİŞELİM. DUA EDELİM…

DEMSİ: TAMAM ŞEF...

Uçak piste iner ve Tarzan ile arkadaşları Polis evinde kalmaları görev açısından doğru olmadığından Diyarbakır’da sıradan bir otele yerleşirler. Otelin  resepsiyonunda kendilerini bilgisayar malzemesi pazarlayan esnaf olarak tanıtırlar. Odaya yerleşip hızlıca Cuma namazı için otelden çıkarlar. Nebi camisinin şadırvanında abdest alıp Cuma için camiye girerler. Tarzan camiye adım atar atmaz ilk duyduğu söz:

BAKARA SURESİNİN 154 AYETİNDE YÜCE ALLAH ŞÖYE BUYURUR: ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE ÖLÜLER DEMEYİNİZ. ONLAR DİRİDİRLER LAKİN SİZ İDRAK EDEMEZSİNİZ…!

Bu sözü duyan Tarzan ürperti ve dehşet içinde kalmıştır. Rahmetli Kemal’in şehit olduğunu hissetmiştir. Bu duygu ve atmosferden gün boyunca kurtulamaz. Rüyayı ve olanları telefon ile Necip Amire aktarır. Necip Amir kemal’in intihar ettiğinden şehit olamayacağını söyler. Tarzan ise Kemal’in şehitliğine kesin olarak inanmıştır. Bu düşüncesinde ısrarlı olduğundan intihar olayını tekrar araştırması için polis memuru Dilber’e (Psikopat lakaplı) telefon ile talimat verir.

TARZAN: PSİKOPAT BAK BU KONU ARAMIZDA KALSIN. AMİR BEY DUYMASIN. KEMALİN İNTİHAR ETTİĞİ YERİ ARA TARA; EN UFAK Bİ ŞÜPHELİ DURUM OLURSA  BANA SÖYLE..

DİLBER(PSİKOPAT): YA ŞEFİM BU SAATE HİÇ DELİL KALIR MI? MÜMKÜN DEĞİL.

TARZAN: OLAY NHE ZAMAN KAÇTA OLMUŞTU?

PSİKOPAT: (Önündeki dosyayı kontrol ederek) 16 HAZİRAN 2008 SAAT: 14.05

TARZAN:HİÇ OLMAZSA O TARİH VE SAATLERDE ÇIKIŞ YAPAN BAZ İSTASYONLARINDAN DİKKAT ÇEKEN  TELEFON VS VARSA Bİ BAK.

PSİKOPAT: (Ümitsiz ve boş bir uğraş peşinde olduğunu düşünerek) ANLAŞILDI ŞEFİM. HALLEDERİM.

Psikopat vicdani bir sorumluluğu yerine getirmek üzere çalışmaya başlar. Tarih ve saat belli olduğundan baz istasyonlarından çıkış yapan dikkat çekici numaralı kaydeder. Bu arada da olay yeri inceleme ve kriminal polis laboratuarının raporlarını inceler. Kemal’in beylik tabancasının Simitwesson toplu tabanca olmasına karşın kafasını delip geçen mermi çekirdeğinin 9 mm çapında bir çekirdek olduğunu tespit eder. Heyecanla hemen Tarzan’ı arar

PSİKOPAT: OLAMAZZ İNANAMIYORUM. NASIL BU AYRINTI GÖZARDI EDİLİR.

TARZAN: SAKİN SAKİN ANLAT BAKALIM NOLDU?

 PSİKOPAT: KEMAL’İN TABANCASI TOPLU TABANCA DEĞİL MİYDİ?

TARZAN: EVETTT NOLDU Kİ?

PSİKOPAT: KAFASINI PARÇALAYAN MERMİ ÇEKİRDEĞİ 9 MM ÇAPINDA ŞARJÖRLÜ BİR TABANCA AİT.

TARZAN: BİLİYORDUM. BENİM KEMALİM İNTİHAR ETMEZ BİLİYORDUM. O ŞEHİTTTTTT! VE BİLİYORUM Kİ O ŞU AN BİLE YANIMDA… ağlayarak telefonu kapatır…..

Psikopat Dilber olayı çözmüş ve Kemal’in intihar etmediğini bulmuştur. Bundan dolayı olayı detaylı olarak tekrar inceleme lüzumu duyar. Gece gündüz yatmayarak olay tarihi ve saati belli olduğundan telefonların baz istasyonlarından dikkat çekecek bir ip ucu bulmaya çalışır. Heyecandan gözlerini uyku girmemektedir. İki üç gün hiç uyumadan çalışır ve didinir. Yorgun olarak oturduğu sandalyede uykuya dalar. Rüyasında yine bu olayla ilgilenmektedir. Kemal’i yeşil elbiseler içinde çok mutlu olarak görür. Rüyasında:

DİLBER: KEMAL SANA KİM KIYDI?

KEMAL: SÖYLEYEMEM İMTİHAN SIRRINA AYKIRI, ONA İZİN YOK.

DİLBER: HİÇ OLMAZSA BİR İP UCU VER.

KEMAL: AÇIKTAN SÖYLEYEMEM BUNA İZİN YOK, SIRRI TEKLİFE AYKIRI…AMA ŞİFRELEYEBİLİRİM.

DİLBER:ŞİFREYİ SÖYLE O ZAMAN

KEMAL:YASTIĞININ ALTINDA der ve kaybolur.

Rüyasından heyecanla ayağa fırlayan Dilber yastığının  altına bakar ama bir şey göremez. Ümitsiz bir şekilde  rüyayı  TARZAN’a anlatmak için telefon açar.

TARZAN:EFENDİM DİLBER

DİLBER: RÜYAMDA KEMALİ GÖRDÜM der ve rüyayı anlatır.

Tarzan’ın gözleri dolmuştur.  Dilber’in rüyasına giren Kemal’in şifrenin yastığın altında sözünü duyan Tarzan gayri ihtiyari elini yastığın altına sokarak bir şey olup olmadığını kontrol etmek ister. Elinin bir kağıt parçasına deydiğini hisseder. Bir takvim parçasıdır ve üzerinde bazı rakamların yazılı olduğunu görür. Tarzan’ın tüyleri diken diken olmuştur ve korku ile karışık bir ürperti içerisine girmiştir. Takvim’in başında önceden uçakta gördüğü rüyadaki cümleyi tekrar görür:
 “ BAKARA SURESİNİN 154 AYETİNDE YÜCE ALLAH ŞÖYE BUYURUR: ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE ÖLÜLER DEMEYİNİZ. ONLAR DİRİDİRLER LAKİN SİZ İDRAK EDEMEZSİNİZ…!”

Ayetin alt tarafında ise anlam veremediği bazı rakamları görür:
101-400-30
40-8-40-40-4
1-50-400-200-50-400-3-10
3-40-10-30
1-10-30-5

Kağıt parçasını saklar ve rakamları ayrı bir kağıda not eder. Bu bir şifredir ancak ne anlama geldiğini bilmemektedir. Şifre metnini internet üzerinden İstihbarat Daire Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığına gönderir ve çözümü için talepte bulunur. Şifre Çözüm Uzmanları çalışmaya başlar ancak ilk defa karşılaştıkları bir  şifre çeşidi olduğu için çözememektedirler. Emniyetin tüm şifre uzmanları toplanır ve şifre üzerinde tartışmaya ve olabilecek tüm ihtimaller üzerinde durmaya başlarla.  Seyda lakaplı şifre uzmanı olan Polis  Hacı  Bayram yaptığı sıra dışı çalışma ile şifreyi çözer. Tüm uzmanlarda müthiş bir heyecan vardır. İlk  defa gördükleri bu şifre metnini ne olduğunu herkes merak etmektedir. Büyük bir toplantı odasında Seyda lakaplı Polis Hacı Bayram yazı tahtası önünde izahata başlar.

SEYDA:- ARKADAŞLAR BU ŞİFRE MODELİNE BEN İSTANBUL BEYKOZ OPERASYONUNDA İKEN RASTLADIM. HİZBULLAH VE EL KAİDE ÖRGÜT ÜYELERİNİN GİZLİLİK İÇERİSİNDE UYGULADIKLARI VE GELİŞTİRDİKLERİ BİR ŞİFRE METODUDUR. BU ESKİ ARAPLARDA KULLANILAN BİR İLİMDİR.EBCED VE CİFİR HESABI OLARAKTA BİLİNİR. HER BİR HARFİN RAKAMSAL BİR DEĞERİ VARDIR. BU TABLO ŞÖYLEDİR:

ELİF: 1 DEĞERİNİ İFADE EDER.
B: 2
C:3
D:4
H:5
V:6
Z:7
.
.
.
.
.
……………
Ğ:1000 RAKAMINI İFADE EDER.

BUNA GÖRE ŞİMDİ ŞİFREDEKİ RAKAMLARIMIZI GÖRELİM.

101-400-30
40-8-40-40-4
1-50-400-200-50-400-3-10
3-40-10-30
1-10-30-5

BİRİNCİ SIRADA : 101-400-30 RAKAMLARI VAR. BUNUN ANLAMI ŞU OLUYOR: 101: KAF İLE ELİF HARFİNİN BİRLEŞMESİDİR. (KA) OLUR; 400: T  HARFİNİ İFADE EDER; 30: L  HARFİNİ İGADE EDER. BUNA GÖRE 101-400-30: “KATİL” DEMEKTİR.

HERKESİN GÖZLERİ AÇILIR VE MERAKLA İZLEMEYE DEVAM EDERLER.

İKİNCİ SIRAYA GELİNCE: 40-8-40-40-4 RAKAMLARI VAR. BUNNUN ANLAMI İSE; 40: M, 8:H, 40:M, 40:M, 4:D OLUR BU DA : “MEHMET” DEMEKTİR.

ÜÇÜNCÜ SIRADAKİ RAKAMLAR: 1-50-400-200-50-400-3-10. BUNLARIN ANLAMI İSE; 1:ELİF (I, İ), 50:N, 400:T, 200:R, 50:N, 400:T,3:C, 10:Y’DİR. BUNUN ANLAMI İSE: “İNTERNETÇİ”  DEMEKTİR.

DÖRDÜNCÜ SIRA: 3-40-10-30. BUNA GÖRE; 3: C, 40:M, 10: Y, 30:L’DİR. BU DA: “CEMİL” DEMEKTİR.

BEŞİNCİ SIRADAKİ RAKAMLAR: 1-10-30-5’TİR. BUNLARIN ANLAMI İSE; 1:ELİF(İ), 10:Y, 30:L, 5;H HARFİDİR Kİ OSMANLICA DA (E, A) ANLAMINA GELİR. BU DA: “İLE” DEMEKTİR.

TÜM ŞİFRELERİ BİRLEŞTİRDİĞİMİZDE ŞU SONUÇ ÇIKIYOR:
“KATİL MEHMET İNTERNETÇİ CEMİL İLE…”

Tüm şifre uzmanları hayret ve dehşet içerisinde kalmışlardır.  Durum ve sonuç hemen Tarzan ve ekibine bildirilir.

MEHMET isminin aranan ve canlı bomba eylemini gerçekleştiren MEHMET DOĞAN olduğu tahmin edilir. Ancak Cemil kimdir? Bununla ilgili çalışmalar hızlandırılır. İnternet işi yapan Cemil isimli tüm şahısların dosyaları incelenir.

Dilber, Kemal Komiser’in ölüm tarihi ve saati ile ilgili ölümün gerçekleştiği alanda DARA çalışması (Dar Alan Çalışması) yapar. 16 Haziran 2008 saat 14.05’e yakın çıkış yapan telefon abonelerini not eder.  Saatlerce titiz bir çalışma sürdürür. Bir telefon numarası dikkatini çok çekmiştir. 0539-6567144. Bu telefon hattı 16 Haziran 2008 günü aktif edilmiş ve saat 14.03’te bir numara aranmış ve aynı gün  saat 14.15’te görüşmeye kapatılmıştır. Başka da bir görüşme yapılmamıştır. Aradığı numara 0539 3756856 nolu telefon numarasıdır. Çok enterasandır ki bu numara da aynı gün aktif edilmiş ve saat 14.17’de görüşmeye kapatılmıştır. Görüşmeye kapatılan ve aranan ikinci numara Diyarbakır Bağlar semtinden çıkış yapmıştır. İkinci numaranın takılı olduğu telefon makinesi incelenir ve bu telefon  makinesine CEMİL KOZLU isimli bir şahıs üzerine kayıtlı bir telefon numarasının takılıp çıkarıldığı  tespit edilir. CEMİL KOZLU’nun Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olduğu ve Diyarbakır Bağlar Semtindeki Reina İnternet Kafe isimli işyerini işlettiği tespit edilir.

Hem telefon ve sim kart incelemesinde, hem de Seyda lakaplı Polis Hacı Bayram’ın çözdüğü ebced şifresinde Cemil ismi çıkmıştır.

Şifreden ve sim kart incelemesinden Canlı Bomba eylemcisi Mehmet DOĞAN ile İnternetçi Cemil KOZLU’nun beraber hareket ettikleri tespit edilir.


  Durum hemen TARZAN Başkomisere iletilir. Tarzan ve ekibi belirtilen internet kafenin keşfini yapar ve müşteri gibi internet kafeye takılmaya başlarlar. İnternet kafeyi karşıdan görebilecek bir ofis görürler. Ofis boş olduğundan kiralamak üzere girişimde bulunur ve iyi bir fiyatla ofisi kiralarlar. Bilgisayar, cd ve müzik market  satışı yapan bir şirket görüntüsü verirler.

Günlerce internet kafe tarassut altında izlememeye alınır. Cemil KOZLU her gün internet kafesine gelmektedir ancak Mehmet DOĞAN’a henüz rastlanmamış ve bir iz emare bulunamamıştır.

Mehmet DOĞAN isimli terörist internet kafeye gelmeyince Cemil KOZLU iş çıkışı takibe alınmaya başlanır. Takibin tüm detay ve safhaları kullanılır. Üç dört gün takip devam eder. Cemil KOZLU’nun evi ve işyerindeki telefonlar mahkeme kararı ile dinlenmeye başlanmıştır. Bir hafta sonra Pazar günü Cemil KOZLU takip sırasında saçları ve bıyıkları beyaz, elinde baston bulunan yaşlı görünümlü bir adamla buluştuğu tespit edilir. 100 metre uzaktan izlenmektedir ancak konuşmalar duyulmamaktadır. Tarzan elindeki dürbün ile şahısların dudaklarını zumlar ve dudak okuma yöntemi ile şahısların ne konuştuğunu anlamaya çalışır.  Şahısların beden dili ve mimikleri ile dudak hareketlerini dikkatlice izleyerek konuşmalardan sonuç çıkarmaya çalışır.  Tarzan yanındaki arkadaşlarına döner:

TARZAN: VALLAHİ DE BU…MEHMET DOĞAN BU.. BULDUK ADAMI.

DEMSİ: ŞEF BU ADAM YAŞLI BAŞLI MURUĞUN TEKİ GÖRMÜYOR MUSUN?

TARZAN: CEMİL ADAMA AZ ÖNCE “MEHMET” DİYE HİTAP ETTİ. ADAMDA “BANA İSMİMLE HİTAP ETME KODUMLA HİTAP ET DİYE KAÇ KERE SÖYLEYECEĞİM SANA” DEDİ. CEMİL BOZULARAK “TAMAM ULAN BOYALI KAFA, BİR DAHA DEMEM KORKMA” DEDİ. ADAM BU. MEHMET DOĞAN KESİNLİKLE BU.

Tarzan Takip ekibini güçlendirir ve her iki şahısı da izlemeye başlarlar. Niyetleri Mehmet Doğan’ın kaldığı evi tespit edip hücre evine baskın yapmaktır. Çok hassas bir takip yapılır ve bölge halkı gibi davranılır, kılık kıyafet ve ortama intibak konusunda en ufak bir taviz verilmez. Takip sırasında Cemil KOZLU Mehmet DOĞAN’dan ayrılır. Takip ağırlığı Mehmet DOĞAN’a verilir. Cemil’in evi zaten bilindiği için bulmak sorun olmayacaktır. Zorlu bir takip sonucu Mehmet Doğan Ofis Kasaplar mevkiinde bir apartmana çıkar. Muhtemelen kaldığı hücre evi bu apartmandadır, ancak kaçıncı katta olduğu henüz tespit edilmemiştir. Obzervasyon (takip ve izleme aracı) aracı apartmanın çıkış kapısını görecek şekilde  konuşlandırılır.

 Mehmet DOĞAN apartmanın dördüncü  katında bir dairede kalmaktadır. Kaldığı hücre evinin penceresinden dışarıyı gözetler ve her hangi bir takip olup olmadığını anlamaya çalışır. Obzervasyon aracını hemen fark eder ve takip edildiğini anlar. Evi hızlıca temizlemeye ve suç unsuru olabilecek delilleri yok etmeye başlar. Balkona evin güvenli olduğunu anlamaları için işaret olarak koyduğu halıyı içeri alır ve evin deşifre edildiğini gelmesi muhtemel militanlara işaretle bildirir. Saçını bıyıklarını yıkar ve ihtiyar görüntüsünden çıkar. Tabancasının ağzına mermiyi sürer, beline takar. Halat gibi kalın bir sicim ipi kanepenin ayağına bağlar ve evin arka tarafına bakan pencerenin kenarına gelir. Niyeti hava karardıktan sonra arka pencereden halatla aşağı sarkmak ve kaçmaktır.

TARZAN ve ekibi operasyon için hazırlık yaparlar. C.Savcısı ile irtibat kurarlar ve gerekli izni alırlar. Evin krokisini çıkarırlar. Ev sahibini bulurlar evin dördüncü katta olduğu anlaşılır. Evin etrafını ve şahsın kaçabileceği yerler tespit edilir. Her noktaya görevli yerleştirilir ve hiç boş bir yer bırakılmaz.

Hava kararmadan operasyon başlatılır. Özel harekat kıyafeti operasyon timi apartmandan daireye doğru çıkmaktadır. Hücre evinin kapısınıa gelinir. Usulen zile basılır ve kapı merceğine görüntü vermemeye özen gösterilir. İçerdeki şahıs Mehmet DOĞAN polislerin geldiğini anlayarak hızla arka odaya koşar ve halatı aşağı sarkıtarak tuttuğu gibi inmeye başlar. Evin arka tarafına konuşlanan iki memur elindeki silahı Mehmet DOĞAN’ın üzerine doğru tutar. Mehmet DOĞAN keklik gibi polislerin kucağına düşmüştür.  Operasyon başarıyla tamamlanır ve kimsenin burnu kanamadan Mehmet DOĞAN  yakalanır.

Bu arada İnternetçi Cemil’de İnternet kafesinde her gün müşteri zannettiği polislerce yakalanmıştır. Şahıslar birbirleri ile görüştürülmez ve ilk uçakla delillerle birlikte İstanbul’a yola çıkarlar.

İstunbul Emniyet Müdürlüğü’nün logosu gösterilir ve İstanbul’a gelindiği anlaşılır. Doktor raporlarından sonra sıcağı sıcağına sorgu başlar.

SORGU SAHNESİ


Sanık Mehmet DOĞAN sorgu odasına getirilir. SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK şeklinde slogan atarak örgütsel tavır takınır.
NECİP AMİR:- EVETTT MEHMET DOĞAN, ÖT BAKALIM ŞİMDİ.EN SONUNDA YAKAYI ELE VERDİN.

SANIK MEHMET DOĞAN:-

NECİP AMİR: KONUŞSANA KARDEŞİM,DİLİNİ Mİ YUTTUN?

DİLBER(PSİKOPAT): (tahrik ederek konuşturmaya çalışmak için) KENDİNE GÜVENİ YOK Kİ KONUŞSUN.

SANIK MEHMET DOĞAN: SUSMA HAKKIM VAR KONUŞMAYACAĞIM.

NECİP AMİR: -ULAN ŞEREFSİZ HER YERDE SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK DERSİNİZ, BURAYA GELİNCE AĞZINIZI AÇMAÇSINIZ, ALÇAK ADAMLAR, ERKEKSEN KONUŞURSUN.

CONTA(İŞKENCECİ KOMİSER): AMİRİM BEN KONUŞTURURUM SİZ BİRAZ DİNLENİN.

NECİP AMİR: ELİNİ BU PİSLİKLERLE KİRLETME SAKIN.

CONTA: YOK AMİRİM NEDEN KİRLETEYİM MERAK ETME SADECE KONUŞACAĞIM.

NECİP AMİR: PEKİ O ZAMAN, BEN ÇIKIYORUM GELİŞMELERDEN BANA HABER VER TAMAM MI?

CONTA: TAMAM AMİRİM. EMİR ANLAŞILDI.

Necip Amir dışarı çıkar  ikinci sanık CEMİL’in yanına gider. Onu sorgulamaya başlar. Cemil ürkek ve korkak tavırları ile çabuk çözülecek bir tip olduğunu belli ediyor. Necip Amir daha soruya başlamadan Cemil anlatmaya başlar ve bildiklerini tek tek anlatır. Kendisinin suçsuz olduğunu, baskı ve tehdit ile örgüte yardım yataklık yaptığını, canlı bomba eylemini ve Kemal Komiser’in şehit edilmesi olayını bildiğini, ancak kendisin bu iki eylemde de bulunmadığını, sadece Mehmet DOĞAN’a iki adet telefon ve hazır kart aldığını, Kemal Komiser’in öldürülmesi eylemini KEBANLI KOD olarak bildiği örgüt liderinin verdiğini, Mehmet Doğan’ın anlattığına göre; Komiser Kemal’in öldürüldüğü binaya zaman zaman gidip oturduğu tespit ettiklerini, olay günü Kemal’in yine binaya gelip oturduğunu, Mehmet Doğan’ın da binanın taras girişi yanında pusuya yattığını ve duvar dibine oturunca da bir el kafasına yakın mesafeden ateş açarak öldürdüğünü, Kemal’in binadan aşağı düştüğünü bildiğini anlatır. Anlattıkları kamera ile tespit edilmektedir.

 

MEHMET DOĞAN’ın Sorgusu:

Conta’nın kafası atmıştır, önce güzel bir tokatlar Mehmet DOĞAN’ı. Yanındaki Memur DİLBER engel olmaya çalışsa da Conta coşmuştur.

CONTA: BU ŞEREFSİZE Mİ ACIYACAĞIM. KEMAL’İN KATİLİ BU O..ÇOCUĞU. OĞLUM ÖLDÜN SEN, BİTTİN ARTIKKK..İSTER KONUŞ İSTER KONUŞMA GEBERECEKSİN. BUNU BİL YETER. GÖZLERİNİ BAĞLA BU İTİN.

Dilber Odadan çıkar ve biraz sonra yanında MUZAFFER isimli MUZO lakaplı memur ile içeri girer. Göz bağı ile Mehmet DOĞAN’ın gözlerini bağlarlar ve ellerini arkadan kelepçelerler.

MUZO: ŞEFİM NE YAPACAZ BUNU?

CONTA: DÜZECEĞİZ PİÇİ NE YAPACAĞIZ.

DİLBER:YA DIŞARI GÖTÜRMEYELİM, AMİRİM DUYARSA BİZİ HAŞLAR BİLİYORSUN.

CONTA: AMİR İKİ SAATTEN ÖNCE GELEMEZ, GEBERTELİM YER GÖSTERMEYE GÖTÜRELİM, KEMAL’İN DÜŞTÜĞÜ BİNADAN AŞAĞI ATALIM GİTSİN PİSLİK.

MUZO: PEKİ ŞEFİMM SEN BİLİRSİN SORUMLULUK SANA AİT.

Emniyetin arka garaj kapısından kapalı kasa bir minibüs ile dışarı çıkılır. Mehmet Doğan’ın gözleri kapalı, elleri arkadan kelepçelidir.

CONTA: SÜR MUZO

MUZO:NEREYE ŞEF?

CONTA: MEZARLIĞA. KEMAL BİZİ BEKLİYOR…

MUZO: TAMAM ŞEFİM.

Hava kararmıştır. Mezarlığa gelirler ve Kemal Komiser’in mezarının yanı başında dururlar. Mehmet Doğan’ın gözbağını açarlar.

CONTA: BAK BAK İYİ BAK AŞAĞIDA YATANI TANIYACAK MISIN BAKALIM?

MEHMET DOĞAN: KİM BU ADAM NERDEN TANIYACAK MIŞIM?

CONTA sanığın karın boşluğuna tekme ile vurarak yere yatırır ve Kemal Komiser’in Mezarının üzerine sırt üstü yatırır. Sanık titremeye ve korkmaya başlar.

CONTA: SON DUANI ET KÖPEK BİRAZDAN GEBERECEKSİN.

MEHMET DOĞAN: BENİM BİR SUÇUM YOK. GÜNAHSIZIM BEN.

CONTA: BİRAZDAN SEN DE AŞAĞIDA OLACAKSIN KÖPEK. KEMAL SENİN HESABINI KİTABINI GÖRECEK. HİÇ ŞÜPHEN OLMASIN.

MEHMET DOĞAN: BENİ ÖLMÜŞ BİR İNSANLA KORKUTACAĞINI SANIYORSAN YANILIYORSUN. BEN KORKMAM.

CONTA: ULAN ŞEREFSİZ, SENİNLE AŞAĞIDAKİ ÖLÜ ARASINDA ŞU ÇİZGİ KADAR (eliyle bir çizgi çizer) FARK YOK.

Ortalığı ve gecenin karanlığını sessizlik bürümüştür.Kemal’in mezarı üstünde sırt üstü yatmakta olan Mehmet DOĞAN korkmaya ve titremeye başlamıştır. İçini derin bir haşyet ve endişe kaplamıştır. Mezar’ın sağ ve sol taraflarından topraklı ve kanlı iki el çıkar ve Mehmet DOĞAN’ı sımsıkı sarmaya başlar. Sanık çığlık atmaktadır ve aklını kaçırmak üzeredir. Conta dışındaki polis memurları da ürperti ile kaçmaya başlamıştır. Sanık altını ıslatmış ve korkudan kekelemeye başlamıştır. Conta Sanığı tutar ve kendine doğru çekerek mezardaki meçhul insanın elinden kurtarır.

CONTA: DEMEK KORMUYORSUN HA! ŞEREFSİZ ALTINA SIÇTIN MI SIÇMADIN MI?

Conta ve arkadaşları söylenerek sanığı arabaya bindirir ve tekrar sorgu için şubeye götürürler.

Mezar’dan çıka çıka TARZAN Başkomiser çıkar.  Tarzan Başkomiser’in mezarın üzerindeki toprak içinde yattığını ve sanığı korkutup çözmek için bir plan olduğunu Conta’dan başka kimse bilmemektedir.

Conta iç sesiyle konuşur ve : “bildiğim halde ben bile altıma işeyecektim ya.” Der.


Tarzan başkomiser unutulan ve çok önemli olan bir konuyu daha hatırlar. ABD konsolosluğuna yapılan intihar saldırısında kullanılan aracın güzergahını ve geliş istikametini tespit eder ve yol boyunca kamera olup olmadığını inceler. Üç adet araca ait kamera görüntüsü tespit eder. Görüntülerden biri çok önemlidir. Çünkü bu görüntüde İntihar eylemini gerçekleştiren Alican BAŞEĞMEZ’in otostop yaparak araca el kaldırdığı görülmektedir. Ölen şahıs Alican Başeğmez’in  aracı kullanan terörst Mehmet DOĞAN’ı tanımadığı ve tesadüfen o araca bindiği görülür.


Tarzan görüntüleri alır ve Conta ile birlikte sorguya hazırlık yaparlar. Sorgu adasına önceden hazırlanan bir plan devreye sokulur. Onlarca evrak klasörü ve video kaseti üzerine : MEHMET DOĞAN’A AİT TAKİP GÖRÜNTÜLERİ, MEHMET DOĞAN’IN BULUŞMALARI, MEHMET DOĞAN’IN TELEFON VE İNTERNET ÜZERİNDEN YAPTIĞI GÖRÜŞMELER şeklinde A-4 kağıt üzerine yazı yazılır. Bu kağıtlar klasörlere ve video kasetleri üzerine yapıştırılarak Masaya dizilir. Aslında hiçte öyle bir şey yoktur. Tamamen bir tezgah ve numaradır. Havalimanındaki görüntüleri ile ölen Alican’ın otostop yaptığı kamera görüntülerini içeren video kaseti en üsttedir. Ayrıca İkinci Sanık Cemil’in itiraflarının yer aldığı kasette bulunmaktadır.

Sanık Mehmet DOĞAN sorgu odasına alınır. Masaya oturtulur. Klasörler ve video kasetleri görebileceği bir şekildedir. Mehmet DOĞAN’ın gözleri klasörlere ilişir ve kasetleri görür. Üzerlerindeki yazıları okur içinden. Ama inanmadığı belli ederek bunların tezgah olduğunu düşünmektedir.

NECİP AMİR- EVETTT BU İŞİN SONUNA GELDİK. FİLM BURADA BİTTİ MEHMET DOĞAN. ANLAT BAKALIM.

SANIK MEHMET DOĞAN: BEN BİR ŞEY BİLMİYORUM. BENİM BİR ŞEYDEN HABERİM YOK.

TARZAN: NASIL YOK OĞLUM, MUSTAFA’DAN ALDIĞIN ARABA İLE İNTİHAR EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRMEDİN Mİ?

SANIK: BENİM BU OLAYLA BİR İLGİM YOK. BEN DEVRİMCİ DÜŞÜNCELERE SAHİP BİR İNSANIM. BU EYLEM BİZİM DEĞİL. OLSA SÖYLERİM SİZDEN Mİ KORKACAM.

NECİP AMİR: BAK KARDEŞİM ŞU SAATEN İTİBAREN BİZİM SENİN VEREBİLECEĞİN HİÇBİR BİLGİYE İHTİYACIMIZ YOK. İSTER KONUŞ İSTER KONUŞMA SEN BİLİRSİN. BEN SANA KONUŞ DİYE YALVARACAK DEĞİLİM. ÇÜNKÜ BÜTÜN DELİLLERİMİZ TAMAM. BUNDAN SONRA SENİN BİZE YALVARMAN LAZIM.

SANIK: NE YALVARACAKMIŞIM…NE YAPMIŞIM Kİ…?

NECİP AMİR: SEN NE YAPTIĞINI BİLMİYOR MUSUN? BAK BİZ SENİ 1 YILDIR TAKİP VE KONTROL ALTINDA BULUNDURUYORUZ. HER ŞEYİN KAYITLARIMIZ ALTINDA. TÜM BULUŞMALARIN, GÖRÜŞMELERİN HER ŞEYİNİ BİLİYORUZ. BU TALİMATI SANA VEREN ADAMLAR YURTDIŞINDA ZEVKÜ SEFA İÇİNDE YÜZERKEN SENİN ÖMRÜN HAPİSLERDE ÇÜRÜYECEK FARKINDA MISIN?

SANIK: BANA KİMSE TALİMAT VERMEDİ. BENİM HABERİM YOK. O ARACI BEN ALDIM ANCAK İKİ GÜN SONRA SATTIM.

TARZAN: KİME SATTIN?

SANIK: ALİCAN DİYE BİR HERİFE SATTIM.

NECİP AMİR: YALAN KONUŞMA, ALİCAN GARİBAN VE PARASIZ-PULSUZ BİR ADAMDI. SENDEN BU ARABAYI ALACAK KADAR PARAYI NERDEN BULMUŞ?
SANIK: ORASI BENİ İLGİLENDİRMEZ. BEN SATTIM DİYORUM. DEVRİNİ VERMEMİŞTİM, ANLAŞMIŞTIK İKİ HAFTA SONRA DEVRİNİ ALACAKTI.

NECİP AMİR: BAK MEHMET DOĞAN! SEN BİLMEDİĞİMİZ VE TANIMADIĞIMIZ BİR ADAM DEĞİLSİN. BEN NE DİYORUM İYİ DÜŞÜN. SENİN HER HAREKETİNİ İZLİYORDUK.

SANIK: ZARFLIYORSUN. YALAN BUNLAR YOK ÖYLE BİR ŞEY. O ZAMAN GÖSTER BAKALIM DELİLLERİNİ?

NECİP AMİR: (KENDİNDEN EMİN VE KARARLI) NE GÖSTERELİM? HANGİ GÖRÜNTÜN OLSUN BEY EFENDİ? YA DA HANGİ KONUŞMANI DİNLEMEK İSTERSİN HA?

CONTA: AMİRİM GÖSTERMEYELİM, HİÇ GEREK YOK ZIBARIP YATSIN ÇÜRÜSÜN HAPİSTE?

SANIK: (DENEMEK İÇİN) YOK Kİ ÖYLE BİR ŞEY GÖSTEREMEZSİNİZ TABİÎ Kİ?

NECİP AMİR: GEL O ZAMAN, SANA SON Bİ ŞANS DAHA VERİYORUM. BUNLARI SANA GÖSTERMEM KANUNEN SUÇ AMA BEN BU SUÇU SENİN UYANABİLMEN İÇİN İŞLEYECEĞİM TAMAM MI? DER. Adamın koluna girerek yan odaya kamera kayıtlarını göstermek için geçerken Tarzan’a hitaben:

NECİP AMİR: TARZAN ORDAN İKİ TANE KASET AL DA GEL BAKİM!

TARZAN: (GETİRMEK İSTEMEZ)ANLAŞILDI AMA AMİRİM…

NECİP AMİR: TARZAN YORUM YAPMA. AL GETİR DEDİM SANA…

Tarzan gönülsüz olduğunu amire belli ederek en üstteki daha önceden hazırladığı iki kaseti alıp yan odaya getirir. kaset videoya yerleştirilir ve havalimanındaki görüntülerini görür sanık…

NECİP AMİR: GÖRDÜN MÜ? BAK BU SENSİN.
SANIK: BU GÖRÜNTÜ HAVALİMANINDAKİ GÖRÜNTÜM. BUNU HER YERDEN BULABİLİRSİNİZ. BU TAKİP FOTOĞRAFI DEĞİL…BENİ ZARFLIYORSUNUZ…BAŞKA BİR GÖRÜNTÜ İZLETİN BAKALIM…
NECİP AMİR: BAK SON ŞANSIN… der ve ikinci kaseti yerleştirir. eylemde ölen alican’ın otostop çektiği görüntülerini gösterir.

sanık mehmet doğan şok olmuştur. ancak yine de bir şey belli etmemeye çalışmaktadır.

NECİP AMİR: YAKTIN ADAMCAĞIZI, YAZIK DEĞİL MİYDİ? TÜM PLANI VE SENARYOYU BİLİYORUZ. ÇÜNKÜ BİZ BU OYUNU ÇOK SEYRETTİK ANLIYOR MUSUN? ALİCAN ÖLDÜ SANKİ SEN KURTULDUN ÖYLE Mİ? O BİR KERE ÖLDÜ SEN İSE ÖMÜR BOYU CEZAEVİNDE HER GÜN ÖLECEKSİN. BU TALİMATI SANA VERENLER NEDEN ÖLMÜYOR? ÇÜNKÜ SENİN GİBİ KOBAYLAR VARKEN ONLARA ÖLMEK YAKIŞIR MI?

KALDI Kİ YOLDAŞIN OLACAK O ADAM CEMİL BİZE HER ŞEYİ ANLATTI. İZLE DE GÖR BAKALIM. Der ve Cemil’in itiraflarını Mehmet DOĞAN’a izletir.

SANIK: (ağlamaklı ve pişman bir vaziyettedir. çünkü eylem talimatını veren örgüt liderini düşünür, hayalen 10 gün önce örgüt liderinin evindeki toplantıyı hatırlar. evdeki buzdolabını açınca rakı, likör, havyar dahil her şeyin dolapta olduğunu ve lüks bir hayat yaşadığın görür, beyninden şimşekler çakmaktadır. içinden: ‘biz banka soyup trilyonları örgüte verelim ve açlıktan geberelim bu şerefsiz de bizim getirdiğimiz paralarla zevk sürsün’ diye düşünür ve kinlenir.) TALİMATI OOO VERDİ. BENİM BİR SUÇUM YOKKKKKKK! O’NU BULUN GETİRİN SENE BENİM NE SUÇUM VAR. BEN BUNU YAPMAYA MECBURDUM. ANLIYOR UMSUNUZ?

NECİP AMİR: (UZMAN BİR SORGUCU TAKTİĞİ İLE) TAMAM TAMAM SAKİN OL, BIRAK ANLATMAYI, KES SESİNİ, SUÇ SENİN, İFADE FİLAN VERMENE DE GEREK YOK…! OLAY NET..!

SANIK: O ŞEREFSİZİN HİÇ Mİ SUÇU YOK?

NECİP AMİR: O AYRI, ONUN HESABINI AYRICA GÖRECEĞİZ, KİMSENİN YAPTIĞI YANINA KAR KALMAYACAK BUNU BİL.

SANIK: AMİRİM VALLAHİ BENİM SUÇUM YOK, EYLEM TALİMATINI KEBAN’LI VERDİ.(KEBANLI:  DHKPC LİDERİ DURSUN KARATAŞ ELAZIĞ KEBANLI’DIR) ŞEREFSİZİN EVLADI KANSER NUMARASI ÇEKEREK ZEVKÜ SEFA İÇİNDE YÜZÜYOR.

NECİP AMİR: PEKİ PEKİ YETER BU KADAR EYLEM İSTİHBARATINI NASIL YAPTIN.
TARZAN: (NUMARADAN) AMİRİM SİZE ANLATMIŞTIM YA, AYNEN DEDİĞİM ŞEKİLDE… BİLİYORSUNUZ ZATEN..

NECİP AMİR: TARZAN TAMAM BEN DE BİLİYORUM AMA BİR DE MEHMET ANLATSIN BAKALIM.

SANIK: AMİRİM, BANA TALİMATI KEBANLI VERDİ. BU EYLEMDE NORMALDE BEN İNTİHAR BOMBACISI VE EYLEMCİSİ OLACAKTIM. KEBANLI BENİ YAKMAK İSTEDİ. ÇÜNKÜ ONU EN ÇOK ELEŞTİREN BENDİM. BEN DE TÜRKİYE’YE GELİNCE DÜŞÜNDÜM NASIL KURTULABİLİRİM DİYE? SONUNDA BULDUM.

NACİP AMİR: (SANKİ OLAYIN İÇ YÜZÜNÜ BİLİYORMUŞ GİBİ DAVRANARAK)  NASIL  BULDUN GERÇEKTEN ZEKİCE…

SANIK: ALİCAN’I 1 AYDIR AYNI GÜZERGAHTA ARABALARA OTOSTOP ÇEKERKEN GÖRÜYORDUM. DAHA ÖNCEDEN DE İKİ ÜÇ DEFA ARABAMA ALDIM VE GİDECEĞİ YERE GÖTÜRDÜM. DİNİ BÜTÜN BİR ADAMDI. BANA SÜREKLİ ALLAH VE PEYGAMBERE AİT ŞEYLER ANLATIRDI. ONA ATEİST VE MARKSİST OLDUĞUM BELLİ ETTİRMEDİM. EN SON EYLEM GÜNÜ İSE ARABAMA BOMBAYI YERLEŞTİRDİKTEN SONRA YOLA ÇIKTIM…ALİCAN YİNE YOLDA BEKLİYORDU. OTOSTOP ÇEKTİ. HEMEN ARABAYA ALDIM. ŞOFÖRLÜĞÜ OLUP OLMADIĞIN SORDUM. O DA ARABA KULLANMASINI  BİLDİĞİNİ ANCAK BİRAZ ACEMİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ. ÖNCEDEN TESPİT ETTİĞİM NOKTAYA GELİNCE  ARABAYI DURDURARAK ALİCAN’A ÇOK ACİL BİR İŞ ÇIKTIĞINI VE HEMEN DÖNECEĞİMİ SÖYLEYEREK ARABAYI abd KONSOLOSLUĞU ÖNÜNE GÖTÜRMESİNİ VE BENİ BEKLEMESİNİ SÖYLEDİM. O DA KABUL ETTİ. ARAÇTAN İNDİM. ALİCAN ARACI SÜRMEYE BAŞLADI. BEN DUVAR GERİSİNE GİZLENMİŞ ARACI İZLİYORDUM. ALİCAN’IN TAM EYLEM İÇİN KEŞİF YAPTIĞIM NOKTAYA GELDİĞİNİ GÖRÜNCE TELEFONU ÇEVİRDİM VE ARACI PATLATTIM. BÖYLECE HEM KENDİM ÖLMEKTEN KURTULMUŞ OLACAKTIM, ÖRGÜTE DE ÖLDÜĞÜM İMAJINI VEREREK KENDİ İZİMİ KAYBETTİRECEKTİM. NASIL OLSA ALİCAN’A AİT HİÇBİR PARÇA VE DELİL BULUNAMAYACAKTI. ÖRGÜT VE KEBANLI DA BENİM ÖLDÜĞÜMÜ SANACAKTI. AMA OLMADI…İŞTE BÖYLE AMİR BEY…

NECİP AMİR: KEMAL’İME NASIL KIYDIN? NEDEN ONU HEDEF SEÇTİNİZ. ?

SANIK MEHMET DOĞAN: O KOMİSER’İN ÇOK TEHLİKELİ OLDUĞUNU,  BİR ÇOK YOLDAŞIMIZI SORGUDA ELEMANLAŞTIRDIĞINI, HİÇ İŞKENCE YAPMADAN  BİR ÇOK DEVRİMCİ YOLDAŞIMIZI ÖRGÜTTEN SOĞUTTUĞU İÇİN ÖRGÜT LİDERİ KEBANLI’NIN TALİMATI İLE ÖLÜM EMRİ ÇIKARTILDI. İZİNİ BULDUK VE ÜÇ AY TAKİP ETTİK. GİTTİĞİ, TAKILDIĞI YERLERİ… ZAMAN  ZAMAN VURDUĞUM BİNANIN TERAS KATINDA GÜVERCİNLERE YEM VERİRKEN GÖRÜYORDUM. ARASIRA DA AYAKLARINI DUVARDAN AŞAĞI SARKITIR VE SONSUZA DALARAK DÜŞÜNÜRDÜ. BİR GÜN ÖNCEDEN BİNANIN TERASINA ÇIKARAK GİZLENDİM VE GELMESİNİ BEKLEDİM. ÇÜNKÜ HER PAZARTESİ MUHAKKAK GELİRDİ. VE ÖYLE DE YAPTI 16 HAZİRAN PAZARTESİ GÜNÜ BEKLEDİĞİM GİBİ GELDİ. GÜVERCİNLERE YEM VERDİ. DUVARIN DİBİNE OTURDU VE SİLAHINI ÇIKARDI. GALİBA SİLAHINI TEMİZLEYECEKTİ. GİZLENDİĞİM YERDEN 5 METREDEN KAFASINA NİŞAN ALDIM VE ATEŞ ETTİM. GERİSİNİ BİLİYORSUNUZ. GÜNLERCE RÜYALARIMA GİRDİ. BANA HEP:” SANA MİNNETTARIM, SAYENDE CENNET KUŞU OLDUM” DİYORDU. BU SÖZ BENİ BİTİRİYORDU. (ağlıyor) ARTIK ÇOK YORULDUM. ÖMÜR BOYU HAPİSTE YATACAĞIMI BİLİYORUM AMA ÖRGÜTÜ DE KAFAMDA BİTİRİYORUM.

Tam bu sırada bir güvercin pencerenin kenarından pır pır ederek uçar. Sanık dahil herkes bu kuşun Şehit Kemal Komiser’in ruhu olduğunu hisseder.

Necip Amir, Tarzan, Conta ve diğer tüm arkadaşları rahmetli  Şehit Kemal Komiser’in mezarı başındadırlar.  İmam Bakara Suresi’ni (150-154 ayetleri okuyor). Tüm mesai arkadaşlarının gözlerinden yaşlar süzülüyor. Havada uçuşan güvercin ve kuşlar Kemal’in cennet kuşu olduğu konusunda hiç şüphe bırakmıyor.
 
Dua ve kurandan sonra mezardan ayrılan arkadaşlar görülür. Yavaş yavaş kaybolmaya başlarlar ve Kemal Komiser’in mezarı son kez ekrana yansır ve ekranda : “ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE ÖLÜLER DEMEYİNİZ. ONLAR DİRİDİRLER LAKİN SİZ İDRAK EDEMEZSİNİZ…! Bakara 154) yazar.

 

 

 

 

 

 
 
 
Wtcart
Kaligrafi Ebru Hüsnü Hat Şiirler Tiyatro