1. PERDE
ÇİÇEKLER KURUMASIN, YUVALAR YIKILMASIN
Standart Polis Merkezi görünümü… Amir masası ve telsizi, memurların masası, evrak dolabı, bilgisayar ve daktilonun üzerinde bulunduğu çalışma masası, makamın arka üst tarafında Atatürk portresi, makamın sağ arka tarafında Türk Bayrağı, sol arka tarafında ise, Polis flaması bulunmaktadır. Yine odanın seyirciye göre sağ köşesinde nezarethane görünümü veren demir parmaklıklı bölüm ve ranza bulunmaktadır.
Polis Memuru Yaşar daktilo başında evrak yazıyor.
Polis Memuru Mecit evrakları dolaplara koyuyor.
Çaycı Cumali etrafı siliyor, masaların üzerini çaktırmadan tükürerek silmeye çalışıyor.( Bir yandan da yan gözle Komiserin gelip gelmediğini kontrol ediyor)
Telsizden klasik sabah anonsları geçmektedir:
“ Değerli Meslektaşlarımız Günaydın. Bu gün günlerden 10 Nisan 2008. Sayın 33 10 adına gününüz aydın, göreviniz başarılı olsun! ”
Haber Merkezinin anonsu üzerine tüm istasyonlar sırasıyla:
34 15 Merkez Sağ olsunlar,
37 15 Merkez Sağ olsunlar
38 15 Merkez Sağ olsunlar,
41 15 Merkez Sağ olsunlar,
43 15 Merkez Sağ olsunlar,
45 15 Merkez Sağ olsunlar, diyerek telsize cevap verirler.
Komiser elinde bir tomar gazete ile içeri girer. Memurlar ayağa kalkarlar.
KOMİSER -Günaydın arkadaşlar. Oturun oturun..!
Komiser şarkı söyleyerek masasına doğru geçer. Silahını çekmecesine koyar, masa üzerindeki evrakla göz atarak önemli bir şey olup olmadığını kontrol eder. Bir yandan da Orhan GENCEBAY’ın
“Vazgeç gönlüm sen bu aşktan, sana kıymet veren mi var?
Unut dertten zevk almayı seni ancak seven anlar….” Şarkısını mırıldanmaktadır.
MEMUR MECİT- Komserim sesiniz güzelmiş; nazar değmesin Allah
muhafaza.
KOMİSER -Değmez değmez…Senin nazarın değmesin de kimsenin ki değmez.
MEMUR MECİT- Komiserim ben de nazar yok ama sanatın kralı var. Haberin var mı?
KOMİSER- (dudağını bükerek ve alaycı bir edayla)Bugünü kadar bi marifetini görmedik ama neymiş o sanatın kralı söyle bakayım?
MEMUR MECİT- (kıvırtarak) Komiserim arkadaşlar bana şairler sultanı derler bilmiyor musunuz?
KOMİSER- Yapma ya…Sultanlık multanlık geride kaldı oğlum. Bekarlık sultanlık olabilir ama, er yada geç demokrasiye geçilir.
MEMUR MECİT- Ya komiserim size de bir şey beğendiremiyoruz valla. İsterseniz son yazdığım şiiri terennüm edeyim size…
KOMİSER- Neyse oku bakalım şu şiirini de görelim bakalım.
MEMUR MECİT- Gülmek yok ha bak sanata saygı lütfen…
Memur Mecit Şehit Adayı isimli şiirini okur.
Babam beni yetiştirdi, gönderdi askere,
'Vatan uğrunda oğlum: Ver Can' diye...
Annem dediki: 'Yavrum, sütüm sana helâl.
Sen ölmeden düşmesin yere hilâl',
Dedim: 'anne korkma oğlun yiğittir,
Kalırsa elbet gazi, ölürse de şehittir.'
Öptü alnımdan, sıvazladı sırtımı,
Dedi: 'Oğlum sevindirdin, şehit ırkımı'
Ah milletim! Ah bayrağım! Ah ülkem! ,
Sana bir şey olmasın tek ben Ölem...
KOMİSER- Ulan gerçekten güzelmiş ya. Allah muhafaza…Gümrük muhafaza…Orman muhafaza…Sahil Güvenlik…Nazar değmez inşallah. Neyse ben şu bulmacaları çözeyim bakayım. Evet…söyleyin bakayım şimdi Boru sesi: Ti, Afganistan’ın başkenti: Kabil, Rock Müziğinin Anadolu Çınarı? Kim bu ya?…
MEMUR MECİT- Cem KARACA ya komiserim bu da bilinmez mi?
KOMİSER- Aferin Mecit doğru bildin. Sen tam sanatçı adammışsın ya. (bilmediğini belli ederek) Aslında ben de biliyordum da size zarf attım.
Telsizden anoslar geçmektedir. Komiser bulmacaya daldığı için telsiz anonsunu kaçırıyor.
ÇAYCI CUMALİ-Komiserin sizi anons ediyorlar.
KOMİSER-Neey….. anons mu ? Allah kahretsin be kardeşim bırakmıyorlar ki adamı rahat rahat bulmacamızı çözelim yahu.
Komiser telsizi alır mandala basar.
KOMİSER- 78-10 Merkez dinliyorum.
MEMUR KAAN- -78-23 konuşuyor efendim. Haber merkezine gelen ihbar üzerine gitmiş olduğumuz adreste aile içi kavganın namus konusundan dolayı çıktığı anlaşılmış, müşteki şahısları karakola getiriyoruz.
KOMİSER- Anlaşıldı tamam uygundur.
KOMİSER- (gülerek)Oğlum Cumali çayları hazırla misafirlerimiz var. Telsizi dinlemeye de devam et.
Komiser Memur Yaşar ve Memur Mecit’e dönerek alaycı bir edayla:
KOMİSER-Ya kardeşim bir çaycı kadar bile dikkatli değilsiniz, bak adam anonsu bile takip ediyor, siz neden dinlemiyorsunuz. Sanki siz çaycısınız adam polis ya…
MEMUR YAŞAR- Komiserim Cumali’nin eli işte gözü oynaşta, adam kendi işinden başka her türlü işi yapıyor.
ÇAYCI CUMALİ- Ya komiserim bu memurlar beni kıskanıyor.
KOMİSER- (Gülerek) Tamam Cumali bu gidişle seni Karakol Mukayyidi yapacağım, sıkma canuni uşağım. Devam, devam, dinlemeye devam et…
Dışarıdan ayak sesi ve gürültü duyulur. Müşteki karakola getirilmiştir.
Müşteki adam; yaşlı, panik, titrek ve birazda alkollüdür.
KOMİSER-Anlat bakalım Kaan nedir bunların konusu?
MEMUR KAAN –Komiserim Ayyaş Bekir bizce bilinen bir şahıs.
Komiser memurun lafını keserek araya girer,
KOMİSER-Neey…..kardeşim adamın adı Ayyaş mı ?
MEMUR KAAN-Yok komiserim yani çok içip dağıttığı için böyle bilirler.
KOMİSER-Olsun kardeşim o isim dışarıda kaldı, Bekir Beyin soy adı nedir.?
MEMUR KAAN-Tunç, Tunç… Bekir TUNÇ.
KOMİSER- Hah.Tamam şimdi devam et bakalım.
Bu arada Ayyaş Bekir’in karısı da kapı yanında durmaktadır. Ayyaş Bekir araya girer.
AYYAŞ BEKİR-Komiser begim benim derdim böyük, ne sen sor ne de ben söyleyeyim? Ha bu kariyi ya boşayacağum,ya da öldüreceğum.
KOMİSER-Olur mu Bekir bey ne oldu hayırdır inşallah, hele otur şöyle bir rahat et bakayım. Cumali bize çay getir . Anlat bakalım şimdi sakin sakin.
AYYAŞ BEKİR-Komiserim olay çok büyük çooook! Öyle bildiğim cinsten değil.
KOMİSER-(Gülerek)Bilmediğimiz bir cinsten mi? Aranızda geçimsizlik mi var?
AYYAŞ BEKİR-Daha kötüsü daha kötüsü,
KOMİSER-Karınız sizden ayrı mı yaşıyor?
AYYAŞ BEKİR-Daha da kötüsü.
KOMİSER-Allah Allaaah. Karınız sizi öldürmeye mi çalıştı?
AYYAŞ BEKİR-Keşke öyle olsaydı komiserim.
KOMİSER-Aranızda biri mi var?
AYYAŞ BEKİR-Ne biri ne biri tam on bir kişi var.
KOMİSER-Vay anasına yaaav, ne azgın karıymış bu. Anlat bakalım nasıl oldu bu olay?
AYYAŞ BEKİR-Komiserim olay molay yok, karım takım tutayı.
KOMİSER-Ya tutarsa tutsun,bunda ne var?
AYYAŞ BEKİR-Olur mu komiser begim? Bir kadın ancak kocasının takımın tutar, ha bu karı evde fitne çıkarayı, yegenlerimin adını pilmez, Galatasaray’ın tüm oyuncularını sülalesi ile tanıyor namussuz, o yetmiyormuş gibi üstüne üstlük bir de Trabzon Sporlu futbolculara da küfürler savurayi. Poşayacağım bu kariyi, öldürsem adam muamelesi görecek, paşum pelaya girecek.
KOMİSER-Getirin bakayım şu kadını o ne diyor.
MEMUR KAAN-Tamam Komiserim getiriyorum.
KEZBAN- Ha pu suratsuz burada mu?
AYYAŞ BEKİR-Konuşma ulan meymenetsiz kari, yüzünü körünce kısmetum kesileyu, kıyametin son alameti, mendebur kari, lazlarun yüz karasi.
KEZBAN-Ula sana sarulup yatacağuma ayıya sarulup yatarum daha iyi. Senin tuttuğun takımu tutacağıma Mehter takımını tutarum.
KOMİSER- Tamam tamam kendi aranızda kavga etmeyin. Bakın sizin boşanma işinizi ben halledemem buna mahkeme karar verir.
AYYAŞ BEKİR- O zaman bizi mahkemeye gönder komser beg. Kurtar bu vatan haininden beni.
KEZBAN- Komserim bu adamı bir defa olsun ayık görmedim. Pazen beni iki gördüğü için yanımdaki kari kim diye soruyor.Geçen hafta Fener- Galata maçında Trabzon diye tezahürat yapıyordu.
KOMİSER- Kaan! Bekir beyi yan odaya al biraz.
MEMUR KAAN. Peki komiserim. Gel Ayyaş Dayı. Pardon Bekir bey…
Ayyaş Bekir Yan tarafa geçince komiser:
KOMİSER- Kezban abla bak senin kocan biraz alkolik, bütün bu huzursuzlukların sebebi içki. Yuva kurmak kolay değil, bari sen biraz alttan al da adamı idare etmeye çalış. Boşanma çözüm değil. Hem Bekir bey seni gerçekten seviyor ve ayrılmak istemiyor ama alkolün etkisiyle ne dediğini bilmediğinden ağzına geleni söylüyor.
KEZBAN- Komser beg hiç o adam beni sever mi? Ben bilmez miyim kocamı.
KOMİSER- Ya vallahi seviyor, zaten sevmesiydi adam dediklerini yapardı Allah korusun. Bak size bir yöntem söylüyeceğim. Oğlum getirin Bekir Beyi.
Ayyaş Bekir getirilir.
KOMİSER- Bak Bekir Bey. Dediklerimi aynen yapacaksınız.
AYYAŞ BEKİR- neymiş o , ne yapacakmışım.
KOMİSER- karıkoca beraber yapmanız gerekiyor. İkiniz beraber şimdi şu karşıdaki çiçekçiden canlı bir çiçek alın.
AYYAŞ BEKİR- Eeee ne alaka?
KOMİSER- Acele etme anlatıyorum yav. Sonra bu çiçeği evinize götürün ve salona koyun. Ama hiç su vermeyin. Çiçek kurumaya başlayınca bana getirin ve gösterin. Eğer çiçek kurumaya başlamışsa sizi boşamak için elimden gelen yardımı yapacağım. Anlaştık mı?
AYYAŞ BEKİR- Yav komser begim bir şey anlamadım ama ha bu karidan boşanmak için değil bir çiçek botanik bahçesini bile kuruturum valla..
KOMİSER- Taman o zaman bizim arkadaşlar da size yardımcı olacak. Oğlum Kaan, Bekir Beyle Kezban ablaya yardımcı olun evlerine kadar götürün ve giderken güzel bir çiçek alın ( komiser cebinden bir miktar para çıkarıp memura verir).
MEMUR KAAN- Tamam komserim baş üstüne.
Komiser Ayyaş Bekir ile Kezban’ı kapıya kadar uğurlar “Allah Sonunuzu hayr eylesin” der.
Komiser kendi kendine konuşur:
KOMİSER- Cinayetlerin % 85’i, kazaların %60’ı, ırza geçme olaylarının % 50’si, boşanmaların %80’ine Alkol sebep olurken ve her yıl milyonlarca insan alkol nedeniyle ölürken içkinin hala reklamı yapılıyor…! Bir şeyler eksik apaçık..! Çiçekler kurumasın, yuvalar yıkılmasın…der ve ışıklar söndürülür.
Duygusal bir fon müziği çalmaktadır.
Ayyaş Bekir ile Kezban eve gelmiştir ellerinde saksı içerisinde canlı bir çiçek.
AYYAŞ BEKİR- Pak şimdi deli kari ha bu çeçeği şuraya koyalım.
KEZBAN- Olmaz bu köşeye koyacağım.
AYYAŞ BEKİR- Tamam ulen kari senden kurtulacağım ya biraz daha dayanırım olur biter. Tamam koy oraya. Bak su vermek yok tamam mı?
KEZBAN- Vermem vermem sen kendine bak.
Ayyaş Bekir ve Kezban farklı odalarda yatmak üzere sahneyi terk ederler ve ışıklar kısılarak gece olduğu anlaşılır. Duygusal bir fon müziği çalmaktadır. Biraz sonra Ayyaş Bekir elinde su dolu surahi ile etrafını kontrol ederek çiçeğin yanına kadar yaklaşır ve saksıya su döker. Tam bu sırada karısı Kezban da elinde su sürahisi ile odanın ışığını yakar ve kocası Ayyaş Bekir’i çiçeğe su dökerken görür. Biraz mahcup ve ürkek olarak birbirlerinin gözlerine bakarlar ve gülmeye başlarlar.
KEZBAN- Ne o…Hayırdır … kurutmaya mı geldin yaşatmaya mı?
AYYAŞ BEKİR- Yaşatmaya… yaşatmaya…ben hiç seni boşar mıyım karıcım..! Affet beni..! diyerek ağlamaklı bir ses tonuyla karısına sarılarak kendisini affetmesini söyler. Yan tarafta bulunan masa üzerindeki rakı şişesini eline alır “ Allah senin belanı versin, karımla arama giren yılan senmişsin, bir daha içersem namerd olayım” diyerek şişeyi kırar. Karısına tekrar sarılır ve kol kola girerek aynı odaya doğru ilerlerler…
Alkışlarla Perde kapanır.