| Bir bahar bülbülü vardı, Bahçelerde ötüşen, Türküleriyle hep şen, Bozkorları Gülşen Gibi yeşeren, Bir bahar bülbülü vardı. Kıskanırdı saksağanlar, Fıtratının neticesi, Zira bülbül sesi, Öldürürdü ye’si, Getirdiler kafesi, Kıskanırdı saksağanlar. Bülbül şakıdı durmadı, Hem daha gür sesle, İçindeki bir hisle, Cedelleşti yeisle, “Susmam” dedi asla! Bülbül şakıdı durmadı. Susturamadılar bülbülü, Günlerden bir gündü, Saksağan çılgına döndü, Kendini taşlara gömdü, Susturamadılar bülbülü.
Bülbül uçtu kafesten, Gitti bir güle kondu, Zemzem ile yundu, Bir de sela okundu, Gül Bahçesi’ne gömüldü, Bülbül uçtu kafesten.
Fatiha okudu bülbüle, Binlerce bülbüller, Ellerinde sümbüller, Kabrine geldiler, Ve günahsız diller, Fatiha okudu bülbüle. |